40 TUR, 40 (Kırk).
Günlük yaşamda sürekli karşımıza çıkan fakat sürekliliğini sorgulamadığımız şeylerden biri de sayılardır. Bazı sayıların günlük yaşamdaki kullanım oranları diğerlerine göre çok fazladır. Örneğin, üç, beş, yedi, dokuz ve kırk sayılarının günlük yaşamda ve buna bağlı olarak halk edebiyatı ürünlerinde yoğun bir şekilde kullanıldıklarını görürüz. “Sayı isimleri dillerin temel kelimeleri arasında yer alırlar ve bir millete ait dilin varoluşuyla sayıların oluşumu hemen hemen aynı zamana denk geldiği için sayılar, o dili konuşan milletlerin inançlarından, sosyal ve coğrafi çevrelerinden, etkileştikleri kültürlerden, bütün tarihî olaylarından, gelenek ve göreneklerinden izler taşırlar. Bu yüzden sayılar, dillerin millî özelliklerini yansıtan kelimelerdendir.”1 Kültür, milletlerin oluşumunda önemli bir rol oynayan dille beraber gelişir ve yayılır.
Kültür ve dil, uzun bir zaman dilimi içinde sürekli farklı kültürlerle etkileşime girerek gelişimine devam eder. Bu gelişim sürecinde belli bir birikime sahip olan sayılar, çeşitli anlamlar yüklenerek farklı amaçlarla kullanılırlar. Kültürün önemli bir parçası olan edebiyat, mitolojik dönemlerden günümüze kadar geçen süre içinde gelişerek içinden çıktığı toplumu tanıtan bir kimliğe sahip olur. Edebiyat, toplumun maddi ve manevi bütün değerlerini yansıtan bir aynadır ve bu değerleri yansıtmak için çeşitli kaynaklardan yararlanır. Halk kültürü ve edebiyatı, bu kaynaklardan biridir. Her toplum, kültürel tarihi içinde çeşitli nesnelere, kelimelere ya da kavramlara değerler yükleyerek onlara simgesel özellikler kazandırır. Sayı sisteminden sıyrılan bazı sayılar matematiksel işlemlerin yanı sıra yüklendikleri simgesel değerlerle kültürel birer unsur hâline gelirler.
Halk inanışlarında da kırk sayısının çeşitli kullanış şekilleri mevcuttur. Doğumdan sonra anne ile çocuğun kırkını çıkması beklenir. “Kırk gün dolduktan sonra kırklama töreni yapılır: çocuğun ve anasının, yerine göre değişen ayrıntılı birtakım kurallara uyularak yıkanmalarıdır bu. Örneğin: kırk hamamında çocuk, son kurna suyuna bir altın, ya da bir anahtar kırk defa batırıldıktan sonra yıkanır.”6 Başka bir inanışa göre kırklı iki çocuk yan yana getirilirse “kırk basması” olur ve kırk basması olan çocuk çelimsiz kalır.7 Bir şeye nazar değmesin diye “kırk bir kere maşallah” ya da “kırk bir buçuk kere maşallah” deyimleri kullanılır. Yine doğumdan ya da ölümden sonra “kırk mevlidi” uygulaması yapılır, beklenen kırk günün geçmesine “kırk uçurma” denir. Ölümden sonra ölünün kırkının çıkması beklenir ve sonunda kırk aşı verilir. Boratav, yas süresinin çeşitli yörelere göre değiştiğini; fakat en yaygın olanının 40 gün olduğunu belirtir.8 Orta ve Doğu Anadolu’da ilkbahar ve yaz başlarında meydana gelen yağışlara halk arasında “kırk ikindi yağmurları” adı verilir. Bu yağışlar, tam kırk gün sürmez, öğleden sonra yağdığı için ikindi kelimesini de alarak “kırkikindi” şeklinde anılır.
Özetle, yarışın başında çok vakit var. 3 Yarıştır aynı şey oluyor, olmayacak savunmalar yapılıyor, amatörce sağa sola dikkat edilmeden ani manevralar yapılıyor ve bunlar daha startta veya ilk 5 turda henüz sürüler birbirinden ayrılmamışken oluyor. Kimsenin yeteneğini, becerisini veya sabrını kimseyle kıyaslamıyorum, ancak "Newbie" liginden beri yarıştığımız pilotlar var ve ben temiz yarış adına bu yarışta hiçbir şey göremedim. Tam bir faciaydı, belki lider bitiren ve kazalardan o şekilde sıyrılmayı başaran Arda için hariç. Arda dışında kazaya karışmamış olan bir kişi buraya yazabilir mi lütfen? Hatalardan ders de alamıyoruz işin acı kısmı. Hepimiz hırslıyız, hepimiz kazanmak istiyoruz, hedeflerimiz var ancak daha dikatli olmaya özen gösterelim lütfen.
Son olarak Sarı 488 GT3 (Taner Selvi)den özür dilerim. Son 10 tur içerisindeydi sanırım, ön tarafa yetişmeye çalışırken arkadan ufacık bir dokunmuş olabilirim.
